girisimcilericin

İÇİN BİLGİ VE PAYLAŞIM PLATFORMU

Archive for the ‘İMAJIMIZ’ Category

KIYAFETLERİN VE AKSESUARLARIN ANLAMI

Posted by admin On March - 23 - 2012

Bugün giydiğimiz kıyafetlerin verdiği psikolojik mesajlar, giysilerin psikolojik koruma görevleri ile yakından ilgilidir. Her bir parçayı örnekleyerek açıklayacak olursak:

Kol düğmesi veya ceket kolundaki düğmelerin sayısı önem belirtir. Aynen üniformanın kolundaki çizgi sayısının rütbeyi belirttiği gibi. Kadınlar için de önem mesajını küpe verir. Dikkat edin tüm “first lady” ler küpelidir.
Read the rest of this entry »

OTORİTENİZİ KIYAFETİNİZLE GÜÇLENDİRİN

Posted by admin On February - 10 - 2012

Giyimde kullandığımız her bir parça: kim olduğumuz, ne yaptığımız, ne düşündüğümüz ile ilgili mesajlar verir.

Mankiewicz’in 1963 yapımı Cleopatra filminde, Antonius ile Rufius arasında şöyle bir konuşma geçiyor:

“Antonius: Hıh, kraliçe! Kleopatra kraliçeymiş!… Neymiş kraliçe? Üstündeki giysileri çıkar, çıplak bir kadın kalır geriye!
Rufius: Aman efendim, sakın bunu generallerinizin yanında söylemeyin. Onlar da silahsızken çırılçıplak olduklarını bilirler; ama bilinsin istemezler.”
Read the rest of this entry »

BİR ÇANTANIN ANLATTIKLARI

Posted by admin On January - 19 - 2012

8 Ocak 2012 tarihli Milliyet’in, Dış Haberler sayfasında “Güçlü Kadınların Gizli Silahı: ÇANTA” başlıklı yazı güçlü kadın liderlerin, yanlarında istediklerini taşıyacak yardımcıları olduğu halde, niye çanta taşıdıklarını sorgulamış.Yazının sonunda da çantanın kadınların “gizli silah”ı  olduğuna karar vermiş.

Bir anda makalenin yazarının, kadınların çantasız kendilerini çıplak hissettiğini bilmeyen, bir erkek olmalı diye düşündüm.

Read the rest of this entry »

BUSINESS CASUAL (Şık Spor-İş)

Posted by admin On August - 7 - 2010

İş hayatında şık spor

‘Business Casual’

 ( şık spor-iş), ‘Smart Casual’ (şık spor) kavramıyla yakın olsa da, temel farklılığı kıyafetin resmi olmasını gerektiren bazı unsurları taşıması gerektiğidir.

Her iki giyim stilini de ‘şık spor’ kategorisi için de düşünerek,  bulunduğunuz endüstri koluna göre kıyafetin resmiyetini arttırıp, azaltılabilir, çoğu zaman ‘Smart Casual’ ‘ı da tercih edilebilirsiniz.

İş yerlerinde çoğu yönetici, zaman zaman bu tarzların, biraz da  Türkçe’ye yanlış tercümesi nedeniyle, “serbest”  kıyafet olarak düşünülüp, özellikle de yaz aylarında  iş yerlerine hiç uygun olmayan bir tarzın seçildiğinden şikayet eder.

İş yerine uygun olmayan giyim tarzı doğal olarak iş yerinin imajını etkiler, ama daha önemlisi kendi üzerimizde yarattığımız olumsuz etkilerdir.

Birincisi uyumsuz giyinmekle  imajınızı zedeleyebiliriz. Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi doğru anlaşılmak için dış görünüşümüzle verdiğimiz mesajlara dikkat etmeliyiz”.

İkincisi; kişisel etkimiz, söylediklerimizi dinletebilmemiz, yani otoritemiz üzerinedir. İş hayatında seçilen bazı giyim parçaları otoriteyi simgeler.

En önemli etkisi ise şüphesiz özgüvenimiz üzerinedir.  Bulunduğunuz ortama uyumsuz giyinmek özgüveninizi bir anda yerle bir edebilir ki; doğru olanı düşünmeden giyindiğiniz zaman kolayca bulunduğunuz ortama uyumsuz hale gelebilirsiniz. Risk almaya değmez!!

Her zaman  içinde bulunduğunuz endüstri kolunu, coğrafik bölgeyi, mevsimi, saati, müşteriyi ve uygunluğu düşünün. Biçim, kalite, aksesuar, renk  ve bakım konusundaki altın kuralları  hatırlayın!

Özellikle yaz aylarında size yardımcı olacak  birkaç ip ucu: 

Yapabilecekleriniz  Yapmamanız Gerekenler 
 

  • Üstte ve altta ayrı kumaşlar (ayrı kumaşlardan yapılmış pantalon/ etek ve ceket), blazer, iyi kalite pantalon/ etek ile sade gömlek giyilmesi
  • Ceket/etek/pantolon’da daha açık renkler
  • Gömlek’te derinliği olan renkler (göz almayan, derinliği olan renkler)
  • Kıyafetlerde desen ve çizgi kullanılması
  • Vücuda zarifçe  oturan biçimler (sım sıkı dar değil), bol ve sarkık kıyafetlerden daha iyi durur.
  • Kıyafetlerinizde yaka olmasına özen gösterin– yakasız tişört giymeyin 
  • Kol boyları uzun veya kısa olmalı, kolsuz kıyafetlerden kaçınılmalı
  • Daha az resmi kumaşlar, örn: kırçıllı, dokulu pamuklu, süet, fitilli kadife…
  • Özel dizayn takı
  • Düğmeli yaka ve düğmeli kol manşeti
  • Alçak topuklar, arkası açık ayakkabılar,
  • Erkekler için modern bağcıksız ayakkabılar  veya şık mokasenler
  • Kadınlar için daha yumuşak makyaj
  • Daha modaya uygun dizaynlar
  • Polo gömlek ve ceket
 

  • Kirli ve buruşuk giyim
  • Teni gösteren kıyafetler
  • Çok dar kıyafetler
  • Dekoltenin fazla açık olması
  • Pejmürde ve  hırpani giyim
  • Tenis ayakkabısı
  • Aşırı göze çarpan takı, mücevher
  • Açık hava spor kıyafetleri
  • Sandalet, terlik ve  platform ayakkabı
  • Şort  
  • Erkekler için çorap giymemek
  • Kadınlar için çorapsız olduğunda bakımsız gözüken veya dikkat çeken bacaklar
  • Dağınık görünüş
  • Birden fazla küpe
  • Yakasız tişört, yazılı tişört v.b.
  • Dayanıksız, ne olduğu belirsiz kumaşlar
  • Kep, kapişon ve anorak

 

İkbal OAKLEY

8 Haziran 2010

İmaj Neden Önemli ?

Posted by admin On April - 21 - 2010

 

Dikkat edin genellikle kişisel satış ve pazarlama amaçlı kullanılabilecek sözcükler bir süre sonunda yozlaşıyor ve kullanımda anlamlarını kaybediyorlar. “İmaj” kelimesi de neredeyse bu gruba dahil olmuş kelimelerden biridir diyebiliriz.

İmaj gerçekten önemli midir? Yaşamımızda ne kadar yeri vardır? Dış görünüşle ne kadar ilgilidir?

İsterseniz bu sorulara cevap vermeden önce imajın sözlük anlamını, sonra da dış görünüşle ilgisini inceleyelim;

İmaj kavramı sözlükte iki yönüyle şöyle açıklanıyor:

“1) Bir kişi veya bir şey ile ilgili toplumun oluşturduğu  görüş ya da kavram

  2) Bir kişinin veya bir şeyin topluma yansıttığı karakter”

Bu açıklamayı kişisel anlamda kısaca birleştirirsek  “imaj bizim kendimizi dış dünyaya yansıtışımız, tanıtışımız, iletişimimizdir” diyebiliriz. Gerçekten kendi kimliğine değer veren, yaşamdan beklentisi olan ve çevresindeki insanları önemseyen herkes için imaj önemli olmalıdır.

Durum böyleyken imajın gerekliliğinin tartışılmasının bir nedeni de, belki imajı kendimizi doğru ifade etmek için kullanabileceğimiz gibi, çevremizi yanıltmak için de kullanmamımızın mümkün olduğu ve bunun doğruluğunun tartışmasıdır diyebiliriz. Kelimenin yozlaşmasına da bu anlamı neden olmuş olabilir. Oysa imajı kişinin kendini farklı göstermek için kullanabileceği tek yer ya beyaz perde, ya da tiyatro sahnesi olmalıdır. Gerçek hayatta insanları yanıltmaya çalışmak etik değerlere sığmadığı gibi, bu yolla elde edilecek etki de pek uzun ömürlü olmayacaktır. Bu şekilde etki yaratmak bir müddet sonra kişinin çevresinde etik değerlerinin sorgulanmasına yol açar. Amacımız kişinin kendisini, gerçek kimliğini doğru yansıtabilmesidir.

Çevremizdeki insanların algıları bizim yansıttığımız karakter paralelinde olacağına göre, “ben istemediğim sürece, benim başka türlü algılanmam mümkün mü?” diye sorabiliriz. Bu sorunun cevabı: “Evet, mümkün” dür . Çünkü genellikle kullandığımız kelimelerle neyi nasıl söylediğimizin farkında olsak da, iletişimimizde büyük payı olan dış görünüşümüz (giyim, davranış, beden dili)   ile verdiğimiz mesajların pek farkında değilizdir.

Açıklayacak olursak; çevremizle sözlü ve sözsüz olmak üzere iki türlü iletişim kurarız. Giyim, davranış, beden dili sözsüz iletişim kategorisindedir. Ünlü 55-38-7 kuralına göre ilk izlenim de; ne söylediğimiz  %7, ses tonu %38, sözsüz iletişim ise %55 gibi bir paya sahiptir. Stanford Üniversitesinde Albert Mihrabian tarafından yapılan bu araştırma ilk izlenimde belirleyici olanın “ne söylediğimiz” değil de “nasıl söylediğimiz” ve kendimiz hakkında görünüşümüzle neler söylediğimiz olduğunu açıkça belirtiyor.

Konuya daha bir  bütünsel bir yaklaşımla bakarsak; çevremizde soyut ve somut olmak üzere iki düzeyde algılanırız. Somut algılama topluma sunduğumuz yaptığımız işler ile ilgili algılamadır. Soyut ise insanlarla kurduğumuz iletişim sonucunda oluşan duygusal algılamadır. Kullandığımız tüm iletişim yöntemleri hakkımızdaki duygusal algılamayı etkiler.

Sözlü iletişimde konuşma dilini kullanır, nasıl ve hangi yükseklikte söylediğimizi de ses tonumuzla  belirleriz. Genellikle konuşma dilinde iyi eğitim almışızdır, pek hata yapmayız.

Sözsüz iletişimde ise  beden dili, davranış dili, giyim dilini kullanırız. Ne var ki bu diller için genellikle öğretim sadece kişinin yetiştiği çevreden gördükleri ve kendi sağ duyusuyla geliştirdikleridir.  Örneğin; hiç bu dilleri yüksek sesle konuşabileceğinizi, hatta bazen de konuştuğunuzu düşündünüz mü?

Mesela; giyim dilinde şekil, biçim, renk ve aksesuar gibi detayların ses tonunun oynadığı role benzer bir rol oynadığı, hem vurguyu yapıp, hem de dilin kişiye özgü olmasını sağladığı hiç aklınıza geldi mi?

İşte dış görünüşün imajla ilgisi budur. Eğer doğru anlaşılmak, çevrede yarattığımızın imajın gerçekten bizi yansıtmasını istiyorsak dış görünüşümüze, daha doğrusu dış görünüşle verdiğimiz mesaja dikkat etmeliyiz. Giyimimizi, beden dilimizi ve davranışlarımızı konuşturmalıyız..

Hemen belirtelim dış görünüş önemlidir derken, konu sadece pahalı giyim malzemeleri kullanarak, “iyi giyinmek” olarak algılanmamalıdır. Önemli olan kişinin giyimiyle bir bütün içinde söyledikleri ve yaptıklarının uyuşmasıdır.

Özetle imaj çevremize yansıttığımız kimliktir, bu kimliği de doğru yansıtabilmemiz, insanların algılarını yönlendirmemiz için kullandığımız temel araçlardan biri de dış görünüşümüzdür. 

İKBAL OAKLEY

21 Nisan 2010

VIDEO

Enter the video embed code here. Remember to change the size to 320 x 270 in the embed code.

TAG CLOUD

Sponsors

About Me

Değerli bulduğu düşüncesini yaşama geçirmek için, kaynakları kullanan ve sonucunda da değer üretenlere GİRİŞİMCİ deniyor. İster kendi işinizi kurarak, isterse çalışan olarak iş yaşamınızda girişimci olun, dünyanın neresinde olursanız olun, girişimci olmak zordur. Çünkü girişimciler; kendi yollarında yalnızdır, bilmesi gereken çok şey vardır ve pek çok belirsizliğin üstesinden gelmek zorundadır. Biz de bu yolu seçmiş kişiler olarak, deneyimlerimizi ve bilgilerimizi sizlerle paylaşmak, yolunuzu kolaylaştırmak için bu siteyi kurduk. Yolunuz açık, kazancınız bol olsun..

Twitter

    Photos

    Activate the Flickrss plugin to see the image thumbnails!